<****** LANGUAGE="JavaScript1.2">

İSTİKLAL MARŞI

Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak;
Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.
O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak;
O benimdir, o benim milletimindir ancak.

Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilal!
Kahraman ırkıma bir gül! Ne bu şiddet, bu celal?
Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helal...
Hakkıdır, hakk'a tapan, milletimin istiklal!

Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım.
Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım!
Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım.
Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım.

Garbın afakını sarmışsa çelik zırhlı duvar,
Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var.
Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imanı boğar,
'Medeniyet!' dediğin tek dişi kalmış canavar?

Arkadaş! Yurduma alçakları uğratma, sakın.
Siper et gövdeni, dursun bu hayasızca akın.
Doğacaktır sana va'dettiği günler hakk'ın...
Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın.

Bastığın yerleri 'toprak!' diyerek geçme, tanı:
Düşün altında binlerce kefensiz yatanı.
Sen şehit oğlusun, incitme, yazıktır, atanı:
Verme, dünyaları alsan da, bu cennet vatanı.

Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?
Şuheda fışkıracak toprağı sıksan, şuheda!
Canı, cananı, bütün varımı alsın da hüda,
Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda.

Ruhumun senden, ilahi, şudur ancak emeli:
Değmesin mabedimin göğsüne namahrem eli.
Bu ezanlar-ki şahadetleri dinin temeli,
Ebedi yurdumun üstünde benim inlemeli.

O zaman vecd ile bin secde eder -varsa- taşım,
Her cerihamdan, ilahi, boşanıp kanlı yaşım,
Fışkırır  ruh-i mücerred gibi yerden na'şım;
O zaman yükselerek arşa değer belki başım.

Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilal!
Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helal.
Ebediyen sana yok, ırkıma yok izmihlal:
Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyet;
Hakkıdır, hakk'a tapan, milletimin istiklal!

Mehmet Akif Ersoy



   
  Buyurunuz
  Kedi Çeşitleri
 

VAN KEDİSİ


Orijin Van / Türkiye.
Vücut Yapısı * Gövde; kalın, güçlü.
* Tüyler; kaşmir benzeri yapıda, yarı uzun, beyaz. Kuyruk ve kafa kızıl, toprak rengi, siyah, gri ya da mavi-gri olabilir. Kafa ve kuyruk rengi farklı olsa da yüzde beyaz tüyler bulunabilir.
* Gözler; iri, yuvarlak, hafif şaşı.
* Kuyruk; uzun ve bol tüylü.
* Kulaklar; geniş.
Mizaç * İyi bir arkadaş.
* Kucağa alınmaktan hoşlanmaz.
* Suyla oynamayı sever, iyi bir yüzücüdür.
* Zeki.
* Aktif, oyuncu.
* Miyavlama; yumuşak ve sevimli.
Potansiyel Sağlık Problemleri * Bilinen genetik bir sağlık problemi

ANKARA KEDİSİ


Orijin : 15. yüzyıl/Türkiye.
Vücut Yapısı * Gövde; kaslı, zarif.
* Tüyler; ipeksi, birçok renkte olabilir ancak en bilineni beyazdır.
* Gözler; badem biçimli ve çeşitli renklerde olabilir. Birbirinden faklı göz rengi olanlarda biri her zaman mavidir.
* Kafa; küçük ya da orta büyüklükte.
* Kuyruk; uzun ve bol tüylü.
Mizaç * Enerjik.
* Arkadaş canlısı, oyuncu.
* Çok zeki.
* Zarif, alımlı, sevimli.
Potansiyel Sağlık Problemleri * Beyaz renkli ve mavi gözlü olanların sağır olma ihtimali yüksek.
* Beyaz renkli ve bir gözü mavi olanlarda ise mavi göz tarafındaki kulağın sağır olma ihtimali yüksek.

KEDİ IRKLARI
GRUBU IRK ADI
Kısa Tüylü Abyssinian
Kısa Tüylü American Curl
Kısa Tüylü American Shorthair
Kısa Tüylü American Wirehair
Uzun Tüylü Ankara (Angora)
Uzun Tüylü Balinese
Kısa Tüylü Bengal
Uzun Tüylü Birman
Kısa Tüylü Bombay
Kısa Tüylü British Shorthair
Kısa Tüylü Burmese Burmilla
Kısa Tüylü California Spangled Cat
Kısa Tüylü Charteux
Kısa Tüylü Colourpoint shorthair
Kısa Tüylü Cornish Rex
Uzun Tüylü Cymric
Kısa Tüylü Devon Rex
Kısa Tüylü Egyptian Mau
Kısa Tüylü Exotic Shorthair
Kısa Tüylü Havana Brown
Uzun Tüylü Himalayan
Kısa Tüylü Japanese Bobtail
Uzun Tüylü Javanese
Uzun Tüylü Kashmir
Kısa Tüylü Korat
Uzun Tüylü Maine Coon
Kısa Tüylü Manx
Uzun Tüylü Nebelung
Uzun Tüylü Norwegian Forest Cat
Kısa Tüylü Ocicat
Uzun Tüylü Persian
Uzun Tüylü Ragdoll
Kısa Tüylü Russian Blue
Uzun Tüylü Scottish Fold
Kısa Tüylü Selkirk Rex
Kısa Tüylü Siamese
Uzun Tüylü Singapura
Kısa Tüylü Snowshoe
Uzun Tüylü Somali
Kısa Tüylü Sphynx
Kısa Tüylü Tiffanie
Uzun Tüylü Tonkinese
Uzun Tüylü Van


KEDİLERDE EĞİTİM
Kedi eğitimi akıntıya karşı kürek çekmek gibi görünse de imkansız değildir. Eğitim, davranışların modifikasyonunu kapsasa da aynı şey değildir. Modifikasyon, kedinin doğal olarak yaptığı şeyleri değiştirmekten çok yaşam tarzının değiştirilmesidir.
Eğitimle birlikte kedinin doğal yetenekleri ve öğrenme yeteneği de hesaba katılmalıdır. Bu arada; ne kadar evcilleşmiş olursa olsun, kedilerin vahşi hayvanlar olduğu, avlanma içgüdüsüne sahip olduğu unutulmamalıdır.
Basit Oyunların Öğretilmesi:
Kediler; oturup kalkmayı, alçak bir çemberin içinden atlamayı, fırlatılan bir oyuncağı geri getirmeyi ve benzeri basit numaraları öğrenebilirler. Bazı kediler bu numaraları ve daha zorlarını öğrenmek için isteklidir.
Kediniz buruşturulup atılan kağıt parçalarının peşinden kendi isteğiyle koşuyor, ona uzatılan yiyeceği redddetmiyorsa bazı kolaya numaraları kolayca öğrenecek demektir. Bir sonraki sefere ulaşmak istediği yiyecekle kediniz arasına bir çember koyarsanız nasıl içinden geçtiğini göreceksiniz! Sevdiği bir yiyecekle onu ödüllendirdiğiniz sürece kediniz bu gösterileri yapmaktan zevk alacak ve zamanla mükemmel bir oyuncu olacak.
Tuvalet Eğitimi:
Kediler çok titiz hayvanlardır. Tuvalet ihtiyaçlarını gidermek için daha önce kullanılmamış, gözlerden uzak ve ev dışındaki alanları tercih ederler. İşleri bittikten sonra da mutlaka atıklarının üzertini toprakla örterler.
Kedinizin kum kabına alışmasını istemek, onun doğal içgüdülerine karşı durmasını istemek demektir. Yine de bunu sağlamak çok zor değildir:
Beslediğiniz her kedi için ayrı bir kum kabı bulundurun.
Kum kabı kedinizin ulaşabileceği ama evin sakin ve sessiz bir köşesinde olmalı.
Kum kabı kedinizin eşinebileceği kadar büyük olmalı ve içinde her zaman yeteri kadar kum bulunmalı.
Kullanımdan sonra kapların temizleği ihmal edilmemeli.
Tırmalama Alışkanlığının Önlenmesi:
Bu alışkanlık önlenemez, doğal hayattan kalma bir içgüdüdür. Tırnaklarını törpülemek ve kendi yaşama alanının sınırlarını belirleyici işaretler bırakmak için tırmalar. İçgüdüler bir yana tırnaklarını törpülemek için buna ihtiyacı vardır. Ama en azından mobilya ve halıları tırmalaması önlenebilir. Kedinizin tırnaklarını törpülemesi için tırmalama kütükleri çok uygundur. Bunu sağlayamıyorsanız bir tırmalama postu da yararlı olabilir. Ancak bu durumda doğru postu seçmeniz çok önemlidir. Postun tüyleri kısa ve sert olmalı çünkü uzun ve yumuşak tüylere tırnakları takılacak ve kediniz gelecek sefere yine mobilyalarınızı tırmalamayı tercih edecektir. Kütük ya da postu kullanmasını sağlamak için bunları görünen ve kedinizin her zaman ulaşabileceği bir yerde bulundurmalısınız.

KEDİLERDE DAVRANIŞ

KIZGINLIK DÖNEMİ DAVRANIŞLARI
Erkek kediler her zaman, çiftleşmek için östrustaki yani kızgınlık dönemindeki bir dişi kedi arayışı içindedir. Dişi kedilerin östrus periyodu Ocak ayında başlar. Çiftleşme dürtüleri Mart veya Nisan, Haziran ve Eylül aylerında artar. Ekim ve Aralık aylarında ise son bulur.
Östrus ve Ovulasyon:
Östrus (Kızgınlık) ve Ovulasayon (Yumurtlama) dönemleri aynı şeyler değildir. Ovulasayon sadece çiftleşmeden sonra şekillenir. Ancak çiftleşmenin olabilmesi için dişi kedinin kızgınlıkta olması gerekmektedir. Kızgınlıktaki dişi kedi; sinirlidir, kuyruğunu havada tutmaktadır ve bir erkek kedi arayışı içindedir. Uzun, yüksek sesli ve sert tonlu miyavlamasıyla bir erkek kedi çağırmaktadır.
Reddetme ve Kabullenme:
Dişi kedi erkeği kabul edecek olsa bile önce erkeğin kur yapmasını sağlamak için reddedecekmiş gibi davranır. Erkek kedi geri çekilir, üzüntüsünü sesiyle belli eder.Birkaç reddetme sonunda dişi kedi mırlayarak ve erkeğin önünde yuvarlanarak onu kabul ettiğini belli eder.
Çiftleşme:
İlk çifleşmeden sonra çiftler kur yapmaya devam edebilirler. Dişi östrusta olduğu için başka erkek kediler de arayabilir. Eğer bir yavru istiyorsanız, kedinizin sağlıklı bir gebelik dönemi geçirmesi için ilk başarılı çiftleşmeden sonra onu diğer erkek kedilerden uzak tutmalısınız.
DİŞİ VE ERKEK KEDİLER ARASINDAKİ DAVRANIŞ FARKLILIKLARI
Kısırlaştırılmış bir kedi besleyecekseniz, bazen kısırlaştırılmış olsa da cinsel yönden aktif kalabilir ama, genellikle cinsiyeti pek fazla önem taşımayacaktır. Kediniz kısırlaştırılmamışsa cinsiyetiyle ilgili dikkkat edilmesi gerken bazı noktalar olacaktır.
Erkek Kediler:
Çiftleşme dönemlerinde dişi kedileri çekmek için idrarlarıyla işaret bırakırlar.
Daha kavgacıdırlar ve hem insanlar hem de diğer kediler içndeki sosyal statuleri kendileri için daha çok önem taşır. Bir numara olmak için savaşır.
Kısırlaştırılmış erkek kedilerin ise diğer kediler içinde toplumsal bir yeri yoktur ve kısırlaştırılmamamış kediler kadar çok kavga etmezler.
Dişi Kediler:
Dişi kediler arasındaki hiyerarşi yavru sayısına bağlıdır. En sözü geçen kedi, en çok yavrusu olandır.
Bir dişi kediye sahipseniz ve onu kısırlaştırmadıysanız, istenmeyen gebelikleri önlemek için kızgınlık dönemlerinde başıboş bırakmamaya özen göstermelisiniz.
KÖTÜ TUVALET ALIŞKANLIĞI
Kediniz kum kabı dışında evin farklı yerlerini tuvalet olarak kullanıyorsa, ya ona bu alışkanlığı kazandıramadınız veya kum kabıyla ilgili bir problemi var demektir ya da kedinizde bir boşaltım sistemi hastalığı vardır.
Kum kabı evin sakin bir köşesinde olmalı ve kedinizin yemek kapları asla kum kabının yakınında olmamalı.
Birden fazla kediniz varsa herbiri için ayrı kum kapları bulundurmanızda yarar vardır.
Kedinizin kum kabı dışına yaptığı idrarı koku giderici spreylerle temizleseniz de kediniz hassas burunu ile orada kendi idrarının kokusunu alabilir. Bu nedenle temizlikten sonra uzerini kalın vinil bir parçayla kapatmanızda ya da üzerine kedilerin hoşlanmayacağı parfüm, kolonya gibi seyler dökmenizde yarar vardır. Kediniz bir daha aynı yeri tuvalet olarak kullanmayacaktır.
SEYAHAT STRESİ
Seyahat, birçok kedide strese bazen de kusma gibi problemlere yol açar. Kendi yaşama alanından, tanıdık çevresinden uzaklaşan kedi strese girer. Kedinizi her zaman yanınınızda istemeniz çok normal ama onun için en iyi olanı alıştığı ortamda kalmasıdır. Kedinizin seyahatlerinizde yanınızda olması dışında bir alternatifiniz yoksa onu henüz yavruyken yolculuğa alıştırmalısınız. Öncelikle kediniz için bir seyahat çantası edinmelisiniz. Kediniz yolculuklara alışkın da olsa o ve kendi güvenliğiniz bu gerekli.
Herhangi bir yolculuktan önce kedinizi arabaya ve seyahat çantasına alıştırmalısınız.
Seyahat çantası her zaman kedinizin ulaşabileceği bir yerde ve kapısı açık olmalı. Meraklı kediniz çantayı da keşfetmek isterken ona alışacaktır.
Kediniz hiçbir zaman seyahat çantasında rahatça uyumayacaktır. Ama yolculukların sayısı arttıkça bunlara alışacak, kendini daha rahat hissedecek ve daha uzun seyahatler için hazır duruma gelecektir.
Kedinizin arabanın içinde serbestçe dolaşmasına asla izin vermeyin ve kesinlikle arabanın bagajında seyahat edebileceğini düşünmeyin.
Çok sıcak ve çok soğuk havalarda kedinizi arabada bırakmayın. Sıcakta ısı çarpaması sonucu bayılabilir ve soğukta da soğukalgınlığına kapılabilir.
Son olarak; tatile çıkarken kedinizin kum ve mama kaplarını, mamasını, tüy bakım malzemelerini, oyuncaklarını da yanınıza almayı unutmayın.
KEDİLER NEDEN KAVGA EDER?
Hayvan sahiplerinin en çok karşılaştığı problemlerden biri de aynı evde besledikleri kedilerin geçinememesidir.
Bazı durumlarda kedilerin arası sadece soğuktur, birbirlerini umursamazlar, bazen birbirlerine tıslayabilirler. Bazı kediler ise bunu kavga etmeye kadar ***ürebilirler.
Aslında bu davranış biçimlerinin hepsi normaldir. Evde kendi krallığını ilan etmiş olan kedinin bunu başka kedilerle paylaşmak istememesi çok doğal. Ya da sadece kedilerin kişilikleri birbirine uymuyordur. Yaşlı ve sakin bir kedi ile genç ve oyuncu bir kedi de anlaşamayacaktır.
Araştırmalar, zamanla kedilerin göreceli bir barış içinde yaşamaya başladıklarını göstermiştir. Hatta bazen kediler birbirine çok da yakınlaşabilir.
Arasıra kavga etseler ya da birbirlerine tıslasalar da aynı oda da rahatça yiyor, uyuyor ve yalanıyorlarsa kedileriniz yıllarca bir arada yaşabilir demektir.
Ama kavgalar ciddileşirse kedilerinizi bir davranış bilimci veteriner hekime ***ürmenizde yarar vardır.
İDRARLA İŞARET BIRAKMA
Kediler genellikle duvar, kapı gibi dikey yüzeylere işaret bırakırlar. Kedi ayaktadır, arka bacaklar gergindir, kuyruk havadadır, işaret bırakacağı yere arkasını dönmüştür ve idrar yüzeye sprey gibi boşaltılır.
Hem dişi hem de erkek kediler kendi yaşama alanlarının sınırlarını çizmek amacıyla idrarlarıyla işaret bırakırlar. İşaret bırakma, kum kabı dışındaki yerleri tuvalet olarak kullanmakla aynı şey değildir. İşaret bırakan kedi bir defada sidik kesesini boşaltmaz, farklı noktalara azar azar idrar yapar.
Erkek kediler çiftleşme dönemlerinde dişi kedileri çekmek için işaret bırakırlar. İdararlarında feromon adı verilen 17 farklı kimyasal belirleyici vardır.
Alt Üriner Sistem Hastalıkları da kedilerin idrarlarını bir defada boşaltamamalarına ve kum kabı dışına idrar yapmalarına neden olur.

KEDİLERDE VÜCUT DİLİ
BEDENSEL TEMAS
Kediler bıyıklarını bir yerlere ve sahibine sürmeyi severler. Vücutlarının çeşitli yerlerine dağılmış dış salgı bezlerinden salgılanan feromonlarla (kimyasal belirleyiciler) kendi yaşama alanlarının sınırlarını belirlemek veya iletişim kurmaktır.
Kedinizin bıyıkları ve yanaklarını kaşımakla iletişim kurmak için ilk adımı atmış olursunuz.
MIRLAMA VE MİYAVLAMA
Mırlama, her kedinin repartuarında olan bir iletişim biçimi olmasa da en yaygın olanıdır. Mırlamanın mekanizması hakkında çok şey bilinmiyor ancak mutluluğun, memnuniyetin göstergesi olduğu herkesçe kabul edilmiştir. Ancak bazı kedilerin ciddi boyutta hasta veya kızgın olduklarında da mırlamaya yakın bir ses çıkardıkları da biliniyor.
Konuşkan kediler isteklerini ve şikayetlerini miyavlayarak dile getirirler. Vahşi hayatta miyavlama sadece yavrulara özgü bir karakterken evcilleştirma süreci içinde yetişkin kediler de bu iletişim yöntemine adapte olmuşlardır.
Miyavlama tonu ve şiddeti ile birlikte kedinin miyavlarken ağzının aldığı biçim ve vücudunun duruş biçimi de kedinin ne anlatmak istediği ile yakından ilişkilidir.
Tıslama, mırlamanın tam tersine kavgacı veya savunmacı bir yaklaşımın göstergesidir.
VÜCUT VE KUYRUK HAREKETLERİ
Kediniz her zaman konuşur, sadece dinlemeyi bilmeniz gerekir. Kedinizin vücudunu hangi durumlarda nasıl taşıdığını takip etmeniz onun ne hissettiğini anlamanıza yardım edecektir.
Vücut dili sadece kuyruk hareketleriyle sınırlı değildir. Vücudunun duruşundan kulaklarının tutuluşuna kadar her hareket birşey anlatır.
Ön bacakların ileri atılacakmış gibi kıvrık tutulması, kavganın çok yakında olduğunun habercisidir. Kedi ileri doğru bir hamle yapmaya hazırlanıyordur.
Vücut gergin ve kabarıksa kedi sinirli aynı zamanda da kendinden emindir.
Arka bacaklar kıvrılmış ve vücut yere yakın taşınıyorsa bu gerginlik ve ürkeklik belirtisidir.
Kedi, vücudunu mümkün olduğu kadar küçültmüş ve bacaklarını da vücudunun altına toplamışsa herhangi bir hareket yapmaya hazırlanıyordur.
Kulaklar arkada, vücut sağlam,dik ve sabit tutuluyorsa kedi çevresindeki hareketlerden haberdardır ve olan biteni anlamaya çalışıyordur.
Kulaklar arkada, vücut yere yakın tutuluyorsa kabahatinin farkında ve utanmıştır.
Baş omuzlarının içine gömülmüş ise kedinizin muhtemelen canı sıkılıyor demektir.
Baş aşağıda, burun karşyı gösteriyor, beden yere yakın bir biçimde yürüyorsa, avını takip ediyordur. Avını yakalayacağına emin olduğu anda son hızıyla koşmaya başlayacaktır.
Kuyruğun ağır ağır sallanması can sıkıntısının bir belirtisidir.
Kuyruğun öne ve arkaya hızlı bir biçimde sallanması sinirli olmanın işaretidir.
Kediniz korktuğunda kuyruğunu kabartacaktır.
Kuyruğun aniden hareket ettirilmesi kedinizin heyacanlandığını ve birşeylerin onun ilgisini çektiğini gösterir.
Yukarı kaldırılmış, dik bir kuyruk ise kedinizin arkadaş edinmeye hazır olduğunu gösterir.

AŞI UYGULAMALARI

Hastalığın Önlenmesinde Aşının Rolü
Günümüzde aşılama, gerek ev hayvanları gerekse gıda hayvanları için hastalık önleme stratejilerinin temel unsurudur. Aşılar, aşıda bütün veya kısmi olarak ihtiva edilen patojene karşı spesifik bir savunma geliştirmek üzere hayvanın bağışıklık sistemini uyarırlar.
Spesifik bir bağışıklık yanıtı ister aşı, isterse doğal yoldan karşılaşılan bir patojen tarafından uyarılsın, buna aktif olarak edinilmiş bağışıklık adı verilir. Bağışıklık ayrıca, gerek hiper- immun serumlar aracılığıyla gerekse de plasenta yada kolostrum aracılığıyla bağışık bir hayvandan yavrusuna antikorların nakledilmesiyle pasif olarak da kazanılabilir. Aktif olarak edinilmiş bağışıklık pasif olarak edinilmiş bağışıklığa kıyasla çok daha uzun bir etki süresine sahiptir çünkü vücudun patojene karşı kendi yanıtından kaynaklanır. Aktif olarak edinilmiş bağışıklıkta, vücut kendi savunma unsurlarını "üretir" ve ikinci bir hastalık etkenine maruz kalma ihtimaline karşı bunların bazılarını muhafaza eder. Pasif olarak edinilmiş bağışıklıkta ise, bir başka hayvandan alınan antikorlar sonradan ortadan kaybolur, ve böylece bağışıklık da son bulmuş olur. Hastalık etkenine karşı doğal yollarla maruz kalınması durumunda bir nebze olsun aktif bağışıklık geliştirme ihtimali her zaman için mevcut olsa da aktif bağışıklığın aşı ile elde edileni makbuldür, zira aşı dışında her hangi bir yolla kazanılan aktif bağışıklık durumunda, sonuç itibariyle hayvan ölümden kurtulup iyileşme şansı yakalasa da, hayvanın bir kez yakalanmış olduğu hastalık, geri kalan yaşam periyodunda gelişme geriliği, güçten düşme yada verim kaybı gibi sonuçlara sebep olmaktadır.
Aşının Etki Mekanizması
Patojenler (ör.,bakteriler, virüsler, vb.) antijen adı verilen ve patojenin bir bağışıklık yanıtı uyaran kısmını oluşturan protein molekülleri içerirler. Bir patojen 50 ile 1000 arasında spesifik antijen ya da antijenik protein içerebilir. Bir patojenin antijenleri vücut tarafından algılandığında, patojene karşı spesifik bir bağışıklık yanıtı oluşur. Bağışıklık sistemi, antikor adı verilen, vücudun spesifik bir patojene saldırmasına yardım eden özel proteinler üretir ve hücre içi enfeksiyon durumunda da, hücre kaynaklı bağışıklık yanıtını (patojenle enfekte olmuş hücrelerin yok edilmesi) başlatır. Ani olarak başlayan spesifik immun yanıtın bir sonucu olarak, tekrar aynı hastalık etkeni ile karşılaşılması durumunda, vücutta o etkeni kolayca tanıyan antijene spesifik bellek hücreleri oluşturulur ve antikor seviyeleri yüksek bir sabitede uzun süreler boyunca değişmeden kalır, yada en azından bu yönde gayret sarf edilir.
Aşı ile işte bu mekanizmanın aynısı gerçekleştirilir, fakat bazı farklılıklarla; bütün bunların gerçekleşmesi için hastalık etkeninin vücuda girip enfeksiyona sebep olmasına gerek yoktur, ve bağışıklık yönünde başarıya ulaşma şansı daha yüksektir. Aşının bu iki özelliği, aşılamaya ihtiyaç duyulmasının ve bu doğrultuda gelişmeler kaydedilip üretime geçilmesinin en temel sebeplerini teşkil eder. Kısaca aşıya duyulan ihtiyacın en temel gayesi bu mekanizmanın elde edilmesidir denilebilir.
Aşı Formları
Aşılar çeşitli formlarda üretilmektedir:
canlı (virulan)
canlı zayıflatılmış (modifiye)
inaktive edilmiş (öldürülmüş)
sub-unit
genetik (rekombinant)
toksoid aşısı
asellüler (hücresel forma sahip olmayıp tasnif edilmiş halde antijen içeren)
Aşı Uygulama Kuralları
Aşılanacak hayvan en az 6-7 haftalık olmalıdır.
Hayvanlar parazitlerden arındırılmış olmalıdır.
Vucut sıcaklıkları normal (38,5 - 39,5 °C) olmalıdır.
Nabız sayısı köpeklerde 90 - 110 /dk. , kedilerde 110 - 130 /dk. sınırları içinde olmalıdır.
Solunum sayısı 15 - 30 dak. sınırları içinde olmalıdır.
Aşılanacak hayvan stres oluşturacak etkenlerden uzak tutulmalıdır.
Hayvana en az 1 hafta öncesinde kortikostreoid türü ilaçlardan yapılmamış olmalıdır.
Hayvan ileri gebe olmamalıdır.
Hastalık geçirmiş hayvanlar nekahat döneminde olmamalıdır.
Kullanılan aşılar +2 - +8 °C'de muhafaza edilmeli ve kullanma süreleri geçmemiş olmalıdır.
Aşı prospektüse göre uygulanmalıdır. (İ.V, İ.M, S.C)
Aşılamada kullanılan enjektörler steril olmalı ve kullanıldıktan sonra imha edilmelidir.
Hayvan sahibine aşılanan hayvana ait bilgilerini, yapılan aşının tarihini ve etiketini, aşıyı uygulayan veteriner hekimin onayını içeren bir aşı kartı verilmelidir.
Uygulanan aşı programı her sene tekrarlanmalıdır.
AŞILAMA GEREKTİREN HASTALIKLAR
Köpeklerde
Kanlı İshal (Parvoviral Enteritis) : Parvovirus tip 2 tarafından oluşturulan akut seyirli, kanlı ishal, ani ölüm ve kusmayla karakterize çok bulaşıcı ve öldürücü bir hastalıkdır.
Köpek Gençlik Hastalığı (Distemper) : Akut ve subakut seyirli, solunum, sindirim ve sinir sisteminde bozukluklar oluşturan bulaşıcı viral bir hastalıktır.
Köpek Karaciğer Hastalığı (Hepatitis Contogiosa Canis) : Köpek adenovirus tip 1 tarafından oluşturulan başta karaciğer olmak üzere sindirim ve solunum sistemlerini etkileyen, ateşli, akut seyirli ve bulaşıcı viral bir hastalıkdır.
Enfeksiyöz Laringotracheitis : Köpek adenovirus tip 2 tarafından oluşturulan tonsillitis ve faringitis ile karakterize solunum sisteminde bozukluk oluşturan bulaşıcı viral bir hastalıktır.
Leptospirosis : Akut, subakut ve kronik seyirli hemoglobinüri, kanlı ishal, sarılık ve böbek bozukluğu oluşturan bulaşıcı bakteriyel bir hastalıkdır.
Köpek Boğmacası (Cennel Cough) : Bordetella bronchoceptica tarafından oluşturulan kronik bir öksürükle karakterize üst solunum yollarının enfeksiyonudur.Bulaşıcı bir hastalıkdır.
Corona Virüs Enfeksiyonu : İştahsızlık, kusma, kanlı ve mukuslu ishal ve mentol depresyonla karakterize bulaşıcı viral bir hastalıkdır.
Köpek Herpes Virüs Enfeksiyonu : Yeni doğan yavrularda perakut veya akut hemorajik nekrozlarla ölümlere, ergin köpeklerde solunum ve ürogenital sistemlerde subklinik veya klinik enfeksiyon oluşturan bulaşıcı viral bir hastalıkdır.
Kuduz : Rabies virusu tarafımdan oluşturulan akut seyirli, bilinç kaybı, huzursuzluk, saldırgan tavır, salya artışı, yutkunma güçlüğü ve çeşitli felçlerle karakterize ölümle sonuçlanan bulaşıcı viral bir hastalıkdır.
Kedilerde
Panleukopeni : Parvoviruslar tarafından oluşturulan, akut seyirli, kanlı ishal ve kusmayla karakterize öldürücü ve bulaşıcı bir kedi hastalığıdır.
Enzootik Koriza (Rhinotracheitis) : Kedi herpes virusu tarafından oluşturulan akut seyirli, burun akıntısı, aksırık, göz yaşı akıntısı ve konjuktivitis ile karakterize solunum sistemi hastalığıdır.
Calici Virus Enfeksiyonu : Calici virus tarafından oluşturulan akut seyirli ve özellikle genç kedileri etkileyen, üst solunum yollarında akciğerlerde bozukluklar, ağızda ülseratif lezyonlar, ishal ve eklemlerde yangıyla seyreden viral bir hastalıkdır.
Kedi Enfeksiyöz Peritonitisi (FIP) : Corona grubuna ait bir virus tarafından oluşturulan çoğunlukla 6 aylıkla 5 yaş arasındaki kedilerde görülen, genelde karın boşluğuna sıvı toplanması, halsizlik, lenfopeni ve iç organlarda granülomatöz değişiklikler ile karakterize subakut ve kronik seyirli bulaşıcı bir hastalıkdır.
Kedi Lösemisi (Feline Leukozis) : Oncorna virular tarından oluşturulan lenf bezlerinde tümör oluşumuna ve kanda lenfosit artışına neden olan kronik seyirli bir hastalıkdır.
Chlamidia Enfeksiyonu : Chlamidia psittaci tarafından oluşturulan akut seyirli, burun akıntısı, göz yaşı akıntısı, göz kapaklarında şişlik, solunum güçlüğü, sarı yeşil ishal ve sinirsel bozukluklarla karakterize bulaşıcı bir hastalıkdır.
Kuduz : Rabies virusu tarafımdan oluşturulan akut seyirli, bilinç kaybı, huzursuzluk, saldırgan tavır, salya artışı, yutkunma güçlüğü ve çeşitli felçlerle karakterize ölümle sonuçlanan bulaşıcı viral bir hastalıkdır..






Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsminiz:
E-mail adresiniz:
Siteniz:
Mesajın:

 
  Bugün 5 ziyaretçi (43 klik) kişi burdaydı!
POQbum.com Graphics
POQbum.com Graphics

-----KODBUL-----

Siteme verdiğin katkılardan dolayı sayın AHMET HATİPOĞLU'YA teşekkürler

-----KODBUL-----




www.dizayn.tr.gg!
webuzmani.blogspot.com
 
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=